Rastlantısal oran, planlama ve prova. Vira bismillah, attım oltamı. Yan taraftan bir ses “rast gele.” Cevabım çok net “sana da.” Bir defasında loto oynayan birine “bu piyangonun çıkma oranı çok düşük neden sürekli oynuyorsun” dediğimde, “çıksın diye değil, çıkana faydası olsun diye oynuyorum” demişti. Bu da hayatımızda ki olasılıksız bir hesabın tesellisi. Bir hayat rastlantısal oran ile idame ettirilemez. “Sürekli planlıyorum benim işim ve hayat konforum yine de tam istediğim gibi değil.“ Planlamalarda “sapma” kavramıda planlanmalı. Bunu adı ise prova. Ne provası ya, takım elbisemi diktiriyoruz? Ölçünü ver, hafta da bir git prova yap. Benim o kadar vaktim yok. Öyle ise hazır, “tip” projeleri kullanmalısın. Nemi düşük, çürüdüğünü hissettirmeden öldüren bir yaşam stili. Mesai başlangıç ve bitiş saatleri net olmalı.
Çürüdügünü hissettirmeden öldüren yaşam stilinden kurtulmak istersen kendine bir şans ver. Yaşam takımları kamplarına katil ki özgürlüğün bilgeliğin liderliğin hayallerin düşlerin ve uretkenligin hayatına nasıl can suyu olduğunu bizzat yaşayarak gör.
Teşekkürler Reşat usta nede güzel bağlıyorsunuz yaşam takımına.Piyango kendim için istemiyorum bir başkasına yardımım olsun diye…Al işte sana yaşamtakımı burada 100 bin kazanırsın kişiliğini onurunu güvenirliğini i haysiyetini üretkenliğini düşlerini hayat hikayeni vs.
ezberlenmiş çaresizlik bahaneleri, günümüzde birçok insanın ayağına pranga olmuş ne yazık ki, bu prangalardan kurtulmak isteyen yaşam takımlarını tanıma fırsatını kendine çok görmez umarım….